--A+

CHP'li Berhan Şimşek siyasi partileri bombardımana tuttu

Eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek ülke gündemine ve siyasi partilere bakış açısını anlattı.

ss

 

ÖZEL HABER

Eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek ile Sivas Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin açılışında karşılaşan Gazeteci Yazar Ufuk Bulut, ülke gündemine dair vekilin görüşlerini aldı.

Ufuk Bulut: Ülkenin durumunu siz değerlendirebilir misiniz Sayın Vekilim?

Berhan Şimşek: Ülkenin magazin gündemini mi, ekonomiyi mi, şehitleri mi, siyaseti mi, neyi değerlendirelim? Uzun lafın kısası her şey birbirine girmiş vaziyette.  Gerçekten biz de hayli bir yaş aldık. Uzun yıllardır siyasetin içindeyiz. Ben Türkiye'yi darbeler döneminde bile bu halde görmedim. Darbenin bile hukuku vardı. Hukukun önce bağımsız olması sonra da tarafsız olması gerekir. Bugün Türkiye'de bunu bu şekilde değerlendirebilecek; yani bırakalım hukuk birinci sınıfta okuyanı, bu işin duayeni bile ''Hayır efendim, yok.'' diyecektir. Büyük bir keşmekeşlik var.

''İddia ile söylüyorum, Türkiye'nin önündeki engel siyasi partiler.''

Berhan Şimşek: Siyasetten nezaket çizgisi uçmuş, gitmiş vaziyette. Burası Arabistan, kim bağırırsa haklı çıkar. Kimin daha çok medyası varsa, kim ekranlarda daha çok konuşuyorsa, Sayın Cumhurbaşkanı mı, Sayın yolculanan Başbakan mı, ana muhalefet partileri mi? Şu siyasi partilere tek tek bakın. İddia ile söylüyorum, Türkiye'nin önündeki engel siyasi partiler. Çünkü işlevlerini yerine getirmiyorlar. Yani AKP'ye bakıyorsun, şirket olmuş. Başında büyük patron, baba, Recep Tayyip Erdoğan. MHP'ye bakıyorsun, yürekler acısı. Ne yapacakları belli değil. Nereye gidecekleri belli değil. Bizimkilere bakıyorsun, alan ve imkan bulamıyorsun. Söylediklerini halka ulaştıramıyorlar. Bunun farkında oldukları için de agresif olmaya başlıyorlar. Türkiye özellikle kendine ''Ne yapmalı?'' sorusunu sormalı. Bu soruyu sorarak neler yapılabileği cevabını yakalar. Türkiye'de siyaset bu soruyu sormuyor kendine. Sadece yapılanların üzerinden hayatı kodluyor.  Yani ben hergün Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeminin peşinden gitmek zorunda değilim. 14 yıldır Türkiye'de birisi kuyuya taş atıyor, bütün Türkiye çıkarmaya çalışıyor. 

Geçtiğimiz Haziran ayından bu zamana kadar 500'e yakın şehit var. 180 tane yetim kalmış çocuk var. Ne oldu, ne bitti de bu hale gelindi? Yaşadığımız acının derinliğinden artık ekmeğimizi yutamıyoruz, boğazımızdan geçmiyor.  Hala tüm bunların yanında sanki Türkiye'nin her şeyi hallolmuş, bütün meseleleri çözülmüş gibi Başkanlık Sistemi, Cumhurbaşkanlık Sistemi, Yarı Başkanlık Sistemi tartışılıyor. Türkiye'nin meseleleri bunlar değil.
Türkiye'yi 14 yıldır Sayın AKP yönetimiyle Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları yönetiyor. Bugüne kadar yönettiler evet. Ama şunu da çok iyi biliyorlar ki, yarın öbür gün mühür elden gittikten sonra bu 14 yılın hesabı sorulacak. Onun için kadim bir şekilde ya burada kendileri kalacak, ya da kendi adamlarını bırakma duygusundan hareket ediyorlar.  Kilis olayı ortada. Ülkede savaş var. Rusya meselesinde uçağı düşürdük, ne oldu? Turizm bitti, ekonomi bitti. Ben bir işletmeciyim, kamu hukukçusuyum bunların hepsini takip ediyorum. Umut var mı Berhan desen, vallahi ben bir şey diyemiyorum. 

Son günlerde somut olarak ortada olan ve acısını hissettiğim bir hadiseyi sizinle paylaşacağım. 15 ton bomba kamyonla geliyor, Diyarbakır'da bir köyümüze. Kışla var orada, karakol var. Oralar hep hedef. Sözde en çok korunan bölgemiz. Kimsenin haberi yok. Köylüler fark ediyor bunları. Köye sokmuyorlar. Sonra takip ediyorlar bunlar. O aşağılık herifler de kamyonu bırakıp gidiyorlar. Uzaktan kumanda ile aracı patlatıyorlar. Ordaki kişilerin cesetleri paramparça etrafa saçılıyor. Bu hem büyük bir acı hem de umuttur. Çünkü Türkler ile Kürtleri ayırmak mümkün değildir.  Deniz Gezmiş'in ifadesindeki yapı budur. ''Yaşasın Türk Ve Kürt Haklarının Kardeşliği!'' demiştir. Bu ülkede herkes yurttaş. Türkçülükle, Kürtçülükle, İslamcılık'la bir yere gidilemez.

29 Ekim'i, 23 Nisan'ı, 10 Kasım'ları andırmayan  kutlattırmayan beyefendi, 35.000 kişiyle kızına tören düzenliyor. 

29 Ekim'i, 23 Nisan'ı, 10 Kasım'ları andırmayan, kutlattırmayan beyefendi, 35.000 kişiyle kızına tören düzenliyor. Haşa törenine, merasimine lafım yok, ben de bir kız babasıyım. Baba olarak kızını beyaz gelinlikle görmek çok sevindirici bir olaydır saygı duyuyorum. Aman sen kalkıp diyeceksin ki; ''29 Ekim'i iptal ettirdim yas var, 23 Nisan'ı kutlatmıyorum şu var.''  Sen bizimle alay mı ediyorsun, dalga mı geçiyorsun? Bizi gerizekalı falan mı sanıyorsun?
 
Ufuk Bulut: Ne yapılmalı sizce, sayın Şimşek?

Berhan Şimşek: Ne yapılmalı, biliyor musun? Bu halk artık, yeter kardeşim demeli. Bunu derken de, CHP'li olarak, MHP'li olarak, HDP'li olarak değil, hep birlikte ''Yeter, sizden bıktık.'' diyebilmeli.


Suriyeliler Sorunu

Berhan Şimşek: 3 milyon Suriyeli var. 10 yıl sonra Türkiye'nin en büyük sorunu Suriyeliler olacak. Sayın Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bunu söyledi. Entegre olamayacaklar. Kültürel olarak, sosyal olarak, başka bir dünya onlar için.

Ufuk Bulut: Peki vekilim, son olarak sizce TSK'lar görevini yapmıyor mu? Sanki bu konuda sessizliğe mahkum edilmiş gibiler.
Berhan Şimşek: Bakın Kemal Bey'in konuşması vicdani bir konuşmaydı. Kardeşim sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nden bekliyorsun. Sen Sivil Toplum Örgütüsün. Türkiye'nin  en organize örgütüsünüz. Ama sen kalkıp adam; ''Laiklik ortadan kalkacak, dinler anayasa yapılacak.'' dediğinde bir şey demiyorsun. 

ÇOK OKUNAN HABERLER

  • z Ataşehir'in Kaderini Değiştirdi!
  • z Ufuk Bulut'tan Ataşehir Gerçeği...
  • z Battal İlgezdi milli takımını kurdu..
  • z Ayağı yere basan projeler.
  • z SADİ ÖZATA "Ben Ataşehir”in neferiyim"
  • z İMAR İSKAN BLOKLARI "ÇÖZÜMZÜZLÜĞÜN YENİ ADI"