--A+

Ufuk Bulut'tan Ataşehir Gerçeği...

Gazeteci-Yazar Ufuk Bulut, halkla kucaklaşmadan, halkın duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamadan ve hissetmeden siyasette başarılı olunamayacağını belirterek, "CHP halkla kucaklaşamadığı için iktidar olamıyor. Bu konuda Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'yi örnek almalılar" dedi.

ss

CHP HALKLA KUCAKLAŞMALI 

Gazeteci-Yazar Ufuk Bulut, belediye başkanlarına ve milletvekillerine basın danışmanlığı yapmış bir isim. Şu anda Sihirli Film Medya şirketinin Genel Koordinatörlüğünü ve Bizim Yaka İstanbul Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyor. Gazetecileri tek çatı altında toplayıp kollektif akıl ve dayanışma anlayışı içersinde sorunlara çözüm bulmak amacıyla kurulan Türkiye Basın Platformu'nun da Genel Koordinatörlüğünü yürütüyor. Halkla kucaklaşmadan, halkın duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamadan ve hissetmeden siyasette başarılı olunamayacağını iddia eden Ufuk Bulut, "CHP halkla kucaklaşamadığı için iktidar olamıyor.

AK Parti'yi eleştirmekten kendilerinin ne yaptığını sorgulayamaz duruma geldiler. Rakibinizin ne yaptığını bırakın da siz ne yapıyorsunuz ona bakın. Siz bir şey üretmediğiniz gibi halkın genel kabullerine ters düşen söylemlere de sahip çıkıyorsunuz. Bir anlamda halkla inatlaşıyorsunuz. CHP'nin mevcut yönetimine Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'yi örnek almalarını öneriyorum" dedi. Gazeteci-Yazar Ufuk Bulut, sorularımızı şöyle yanıtladı: 

Sivaslısınız ve Sivas Türkiye'nin en fazla dış göç veren illerinden biri. Sizce Sivas'ın, özellikle de kırsal kesiminin dışarıya bu kadar çok göç vermesinin nedenleri nelerdir?
Kırsal kesimde tarımsal faaliyetlere uygun araziler son derece kısıtlı. İnsanlar ancak kendilerini geçindirebilecek kadar bir şeyler ekip biçebiliyor ya da hayvancılık yapabiliyor. Sanayi de olmadığı için iş imkanları yok denecek kadar az. Bu yüzden yıllardır kırsal kesimden büyükşehirlere bir göç var. Nüfus olarak Türkiye'nin en kalabalık illerinden biri olmasına rağmen Sivas maalesef büyükşehir statüsünde değil. Bu nedenle yerel yönetimler köylere ve kasabalara yeterli hizmet götürmüyor. Çünkü köylerden bir oy beklentileri yok. Şehrin iç bölgelerinde yollar çok düzgün, duble yollar yapılmış ama yerele baktığınızda köyler ve kasabalar bazında yollar çok kötü.

Kendi köyümüzden örnek verecek olursam, elektriğimizi, suyumuzu kendi imkanlarımızla köyümüze getirdik, yolumuzu kendimiz yaptırdık. Köylerde ve kasabalarda eğitim düzeyi de maalesef düşük. Kırsal kesimin kalkınması için Sivas'ın büyükşehir olması çok önemli. Ancak milletvekillerimiz, işadamlarımız Sivas'ın büyükşehir olması için gerekli baskıyı uygulamıyorlar. Bu anlamda onları yeteneksiz ve basiretsiz buluyorum. Bunun da ötesinde köy ve kasabalardaki muhtarlarımızın da gerekli hizmeti alabilmeleri için biraz da istemeleri ve talep açmaları gerekir diye düşünüyorum. Talep açınca mutlaka bu karşılık bulacaktır. Hangi partili olduğu önemli değil, orada insanlar mağdur. Bu mağduriyeti gidermek lazım. Köylülerimiz mütevazi insanlar, istemezler, kapıları aşındırmazlar. Ama maalesef bu işler böyle yürüyor. 

Türkiye'deki mevcut siyasi tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?  
Türk siyasetinde maalesef çok ciddi bir muhalefet eksikliği var. Ana muhalefet partisi CHP bir türlü kabuğunu kırıp halkla kucaklaşamıyor. Şu an CHP ile özdeşleşmiş gibi görünüyor olsam da aslında ben sol kimliğini seviyorum. Bana göre 'solcu' demek; halka daha yakın olmak, onu derinlemesine algılamak, üzüntüsüyle üzülüp seviciyle sevinmek ve vatansever olmaktır. Bu açıdan sol kimliğimden memnunum ama CHP'nin mevcut yapısından memnun değilim.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 'Cumhuriyet'i var, 'Partisi' var ama 'Halk'ı yok. CHP halkla buluşamadı. Partinin genel başkanından üst düzey yöneticilerine kadar halkla buluşacak çalışmaların içerisinde olmadıklarını düşünüyorum. Ya halkı nasıl kucaklamaları gerektiğini bilmiyorlar ya da 'Az olsun bizim olsun' mantığındalar. Halkla buluşamayan bir partinin iktidar olması mümkün değildir. İnsanlar artık süslü söylemlere değil, hissiyata bakıyorlar. Hissiyatınızı karşı tarafa iletebildiğiniz ölçüde başarılı olursunuz. CHP için başarı iktidar olmaktır. Bunun dışındaki her sonuç başarısızlıktır.

CHP halkı kucaklayamadığı gibi sanki inadına halkın genel kabullerine ters düşen söylemlere de sahip çıkıyor. CHP yönetiminin bu konuda Ataşehir Belediyesi'ni örnek alması gerekir. 'Cemevi de bizim, cami de bizim' diyen Ataşehir Belediyesi herkesi kucaklıyor. 'Bu halk bizi anlamıyor' anlayışı kendi kendinizi kandırmaktır. Halk sizi anlamıyorsa sorunu kendinizde arayın. Halkın anlamayacağı dilde konuşursanız, halkla buluşmanız mümkün olmaz. CHP yönetimini bu anlamda başarısız buluyorum. Halkın olmadığı yerde bu kadarla yetinirsiniz, dönemsel küçük başarılarla avunursunuz. Her konuda iktidar partisini eleştirmeye odaklanmaktan kendi özeleştirisini yapamaz duruma gelen CHP, önce kendisinin ne yaptığını sorgulamalı. Karşınızdakiler başarılı ya da başarısız ama siz ne yapıyorsunuz? Siz hiçbir şey yapmıyor, üretmiyorsunuz. 

CHP yönetimine nasıl bir reçete önerirsiniz?
Estağfurullah, bir şey önermek ne haddimize! Bu yöneticilerin danışmanları, akıl hocaları var, parti meclisi var... Kendileri en doğru kararları alıyorlar zaten! Her ne kadar parti içi demokrasinin yerleştiği bir parti gibi gözüküyor olsa da, diğer partilerdeki biat kültürünün bir değişiği de CHP'de var. Genel başkan sizi bir şekilde desteklemiş ve oralara gelmişseniz, tevekkül etmek ya da sesinizi kısmak zorundasınız. Bu nedenle CHP'de insanların fikirlerini açıkça söyleyemediğini düşünüyorum. Son kurultaydaki Parti Meclisi seçimlerinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu'nun listesinin delinmesini, bu anlamda çok olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Demek ki genel başkanın işaret ettiği insanların dışında birileri de seçilebiliyor, böyle bir irada kullanılabiliyor. Keşke bu tür örnekler daha da çoğalsa. Çözüm noktasında ise sihirbaz olmaya gerek yok! Sadece halkla nasıl buluşulur bunu yapacaksınız. 

Türkiye'de belediyeciliğin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir gazeteci olarak ben daha çok yerel yönetimlerle ilgileniyorum. Hangi partiden olursa olsun iyi çalışan belediyeleri ve yöneticilerini destekliyorum. Kısa bir dönem Üsküdar'da oturmuştum. Niyazi Yurtseven seçimi kaybetmiş ve o dönemde Üsküdar Belediye Başkanı Yılmaz Bayat kazanmıştı. Daha sonra kapanacak olan bir partiden belediye başkanı seçilmişti. Çok da yakın olmamıza rağmen Üsküdar'ın çehresini değiştiren ve başarılı çalışmalar yapan Yılmaz Bayat'ı hep destekledim. Yılmaz Bayat'tan sonra Türkiye belediyeciliği öğrenmeye başladı ve belediyecilik artık neredeyse devletin de önüne geçti. Devlet yurtdışından kredi bulamazken belediyeler bulur konuma geldi. Şu an yaşadığım Ataşehir'de belediye başkanı Battal İlgezdi'nin örnek alınması gereken bir belediye başkanı olduğunu düşünüyorum. Samimi, sürekli halkla içiçe, sivil toplum kuruluşlarına çok yakın, iyi günde kötü günde halkın yanında, 'Cami de bizim cemevi de bizim' diyor, hepsine destek veriyor. Bu açıdan Ataşehir Belediyesi örnek model olacak bir belediye. 

Ataşehir Belediye'sini örnek bir belediye olarak gösteriyorsunuz ama Battal İlgezdi ile ilgili basında çıkan olumsuz haberlere ne diyorsunuz?
Benim de bu olumsuz haberlerden dolayı Battal İlgezdi'ye karşı negatif bir bakış açım vardı. Birgün yollarımız kesişti ve bana, 'Önce beni tanı, ondan sonra olumlu veya olumsuz ne görüyorsan yaz' dedi. O günden sonra araştırmacı gazeteci kimliğimi öne çıkararak Battal İlgezdi'yi incelemeye başladım. Bir kez olsun bana, 'Şu olumsuz haberi neden yazdın' diye bir şey söylemedi. Olumlu yazdığımda da olumsuz yazdığımda da karışmadı. Basına kesinlikle müdahil olmadı.

Gördüğü zaman mutlaka selam verdi ve elinden geldiğince herkese eşit mesafede olmaya özen gösterdi. Ben Ataşehir Belediyesi'ni yakından takip ettiğim dönemde de şahit oldum, müfettişler tarafından aşırı derecede denetlemeler vardı. Zannediyorum bugünlerde de var. Bu kadar araştırmanın ve denetlemenin arkasından bir şey çıkmıyorsa insanlar artık kendilerini sorgulamalı. Battal İlgezdi ile ilgili ulusal basında çok sayıda olumsuz haber çıkmasının siyasi manevralardan kaynaklandığını düşünüyorum. Nihayetinde çok centilmence davranıp kendisiyle ilgili ihbarda bulundu. 'Gelip beni araştırın' diyerek Cumhuriyet Savcılığı'na başvuru yaptı. Bugün bunu kaç belediye başkanı yapabilir? 

Sizce neden CHP'li başka belediyeler değil de Ataşehir Belediyesi hedef alındı?
Ataşehir, İstanbul'un yeni gelişen gözde bir ilçesi. Battal İlgezdi'nin Ataşehir Belediyesi'ni kazanabileceği hiç düşünülmezken, iki adayın ciddi şekilde kapışmasından dolayı sürpriz bir şekilde Battal İlgezdi aradan sıyrılmayı bildi denildi. İkinci dönem seçimlerinde ise Battal İlgezdi'nin icraatlarının ve başarılarının karşılığını aldığına tanık olduk. İkinci kez belediye başkanı seçildiği gece Battal İlgezdi ile birlikteydik. AK Parti ilk seçimde Ferhatpaşa Mahallesi'nden 6 bin oy, Battal İlgezdi ise 900 oy almıştı. İstediği oyu alamamasına rağmen Battal İlgezdi Ferhatpaşa Mahallesi'ne çok hizmet götürdü.

Yollarını, kaldırımlarını yaptı. İkinci seçimde Ferhatpaşa Mahallesi Battal İlgezdi'ye 2 bin oy verdi. CHP aslında Ataşehir'de Battal İlgezdi ile gerçek kimliğine kavuştu. Sol partiler ezilenin, fakirin fukarının partisi olması gerekirken CHP bu özelliğini kaybetti, Ancak şu anda Ataşehir'de bu gerçek var. Bir parti tesbih ve seccade dağıtırken hiç konusu olmuyor ama Battal İlgezdi dağıtınca olay oluyor. Bırakın dağıtsın, ne olacak... Din de, Atatürk de, vatan sevgisi de kimsenin tekelinde değildir. Din, Atatürk, vatan bunlar hepimizin ortak değerleridir. Cami de bizim, cemevi de bizim, kilise de bizim dediğimiz gibi zeybek de bizim, horon da bizim, zılgıt da bizim de diyebilmeliyiz. 

Ataşehir'de aşırı betonlaşma ve yüksek yapılaşmaya neden göz yumuldu? 
Bu konuda Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'nin suçu var zannederler. Ataşehir Belediye Başkanı'nın bu konuda suçu yoktur. Bunlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yetkisindedir. 1/1000'lik ve 1/5000'lik diye devlet nazım imar planı yasası çıkarmış. Ataşehir Belediyesi 1/5000'lik nazım imar planlarına karışma yetkisi yok. Bunun imarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi veriyor. Haliyle Ataşehir'de gördüğünüz koca koca yüksek yapıların iznini Ataşehir Belediyesi vermiyor.

Ataşehir Belediyesi Türkiye'de en fazla yeşil alan yapan belediyelerinden biridir. Yanlış hatırlamıyorsam 22 bin metrekare civarında park ve bahçe yapılmış. Aynı zamanda demokrasinin bir kalesi olan Ataşehir'de Prof. Dr. Necmettin Erbakan Parkı, Deniz Gezmiş Parkı ve Bülent Ecevit Parkı vardır. Battal İlgezdi her görüşten insana kucak açan ve demokrasiyi tam anlamıyla içine sindirmiş bir belediye başkanıdır. İktidara talip olan her siyasi parti de tıpkı Battal İlgezdi'nin Ataşehir'de yaptığı gibi herkesi kucaklayabilmeli. 

CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin siyasette bugün bulunduğu noktaya gelmesinde eşi Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'nin etkisi olduğu iddialarının kamuoyunda tepki görmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Bu konuda Gamze Akkuş İlgezdi açıkça iradesini ortaya koydu. Bir toplantıda biyografisini eline aldı ve 'Ben bunları koca evinde değil, baba evinde yaptım' dedi. İşte o açıklamadan sonra olay bitti. Battal İlgezdi ile evlendiği tarih belli. Bu insanın bir geçmişi yok mu? Gamze Akkuş İlgezdi mesleğinde oldukça başarı olan bir diş hekimiydi. CHP teşkilatlarında yıllarca siyaset yapmıştır. Açıkça söylemek gerekirse Gamze Akkuş İlgezdi, Ataşehir'in bugün bulunduğu noktaya gelmesinde ciddi anlamda katkısı olan ama ortada gözükmeyen gizli kahramanlardan birisidir. Ataşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü yaptığı dönemde birçok başarılı işe imza attı.

Buna rağmen Ataşehir Belediyesindeki diğer müdürler gibi kendisi de asla ön planda olmayı tercih etmedi. Ta ki ön seçim olduğunda her siyasi partinin üyesi gibi o da kendi hakkını kullanarak Ataşehir Belediyesi'ndeki görevinden istifa edip milletvekili aday adayı oldu ve ön seçime girdi. Hakikaten çok çalıştı, sürekli ziyaretler yaparak halka kendisini anlattı. Emeklerinin karşılığı olarak da hem ön seçimde hem de milletvekilliği seçimlerinde Türkiye genelinde çok yüksek bir oy aldı. Gamze Akkuş İlgezdi bugün milletvekili ise buraya tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiğini düşünüyorum.

Sistematik olarak yalan haberlere maruz kaldı.Çok çirkin iftira atan bir gazete oldu. Adı "AKİT"... Bir aileye dahası bir anneye yakıştırılmayacak kadar aslı astarı olmayan bir haber yaptı. Habe şuydu "gamze hanım diş hekimligi yaptığı yıllarda komşuları olan bir aileye diş saglık hizmeti verr ve o ailenin küçük çocugunada hizmet bakar  sonra o çocuk 27 yaşında kobanede çatışmada olür istanbula gelen cenasesine Gamze Akkuş İlgezdi'de hem eski komşusu hemde eski bir doktorları sıfatıyla  katılır ve bunu Akit şöyle haber yapar" Gamze Akkuş İlgezdi sevgilisinin cenaesine katıldı diyerek haber yalan  yapar..

"Yalancı Akit" diye haber yaptım beni aradılar ve "Neye dayanarak 'Yalancı Akit' diyorsun, bir belgen mi var' diyen haber müdürlerine aynen şunu sordum; 'Sizin bu yazdığınız asparagas haber için bir belgeniz var mı?'... Sonuç çok net. Tabii ki yok. 

Ufuk Bulut Kimdir.
1969 yılında Sivas'ın Koyulhisar ilçesinin Çandır köyünde dünyaya geldim. Sekiz yaşına kadar köyde büyüdüm. Elektriği o yaşlarda  gördüm, gazozu ilk kez o yaşta içtim. İş imkanlarının kısıtlı olmasından dolayı Sivas'tan İstanbul'a göçün çok yoğun olduğu o dönemde köyümüzden İstanbul'a göç eden ilk kişi babam oldu. İş bulup çalışmaya başladıktan bir süre sonra bizi de İstanbul'a getirdi. 1978 yılından bu yana da İstanbul'dayız. Suberk (13) Berkay (21) yaşlarında iki oğlum var Ataşehir'de yaşıyorum..

Röportaj: Gülin Gülşah ALDOĞAN

ÇOK OKUNAN HABERLER

  • z Ataşehir'in Kaderini Değiştirdi!
  • z Ufuk Bulut'tan Ataşehir Gerçeği...
  • z Battal İlgezdi milli takımını kurdu..
  • z Ayağı yere basan projeler.
  • z SADİ ÖZATA "Ben Ataşehir”in neferiyim"
  • z İMAR İSKAN BLOKLARI "ÇÖZÜMZÜZLÜĞÜN YENİ ADI"