sedat ulugerçek

bizimyaka@gmail.com

Onların her biri efsane!

27-09-2016

Arşivime göz atarken elime geçen bir resim yaş ortalaması 50’yi geçen delikanlılar ile birlikte yıllar öncesine götürdü beni...
70’li yılların sonunda neredeyse çocuk denecek yaşta başladığım gazetecilik mesleğinde tanışmanın hiçte kolay olmadığı insanlarla çalışma, dost olma fırsatı buldum ve onlarla çok renkli bir o kadar da heyecan dolu günler yaşadım...
Akranlarımın herhangi bir meslekte çıraklık yaptığı yıllarda ben duayen gazetecilerin yanında sanki üniversite tahsili görüyor, Rahmi Turan, Tevfik Yener, Ahmet Vardar, Kemal Kınacı, Halit Çapın Vb. gibi ustalardan ders alıyordum...
Şanstı benimki...

Bu mesleğin bütün inceliklerini (muhabirlik, sayfa sekreterliği, köşe yazarlığı, mizah yazarlığı, yayın yönetmenliği) en iyi şekilde öğrenerek değerlendirdim.
Günaydın, Hürriyet, Milliyet, Akşam, Sabah, Tan gibi gazetelerin yazı işlerinde çalışırken binlerce anı birikti...
Şimdi kurucularından olduğum bizim Yaka Gazetesi’nde bunları paylaşmanın zamanı diye düşünüyorum... Bu köşede gündemi ele alırken zaman zaman keyifle okuyacağınızı umut ettiğim anılardan da söz edeceğim...
Anılar geçidine geleneksel Günaydın Gazetesi çalışanları gecesinde çektirdiğimiz bu fotoğraftaki isimlerden bahsederek başlayayım.
Soldan sağa ayaktakiler Rahmetli Yalçın Özmen Günaydın ve Sabah Gazeteleri’nin Atatürk Hava Alanı muhabirliğini yaptı yıllarca ondan habersiz bırakın ünlü bir ismin seyahat emesini neredeyse uçaklar bile havalanmazdı... Mete Alpman, gazeteci, televizyoncu birçok gazetede unutulmaz imzaları vardır. Bahadır Yanıkömeroğlu, Günaydın Gazetesi’nin Almanya temsilcisi iken yurda döndü yazıişlerinde sayfa sekreteri olarak çalıştıktan sonra Den-Ba iletişim şirketini kurdu şimdi dünya devleri arasında.

Bendeniz Sedat Ulugerçek yanımdaki İbrahim Tapa, dünya çapında bir karikatürist, onunla Oğuz Aral yönetimindeki GırGır Dergisi’nde çalışırken tanışmıştım ve Yücel Dönmez yine dünya çapında bir ressam ve yönetmen. 80 li yılların başında Yücel ağabeyin yönetmenliğini yaptığı fotoromanlarda Ahu Tuğba ve Serpil çakmaklı ile oynamıştım. Fotoroman maceralarım bununla da kalmamıştı Müjde Ar’ın ilk eşi Artun Yeres ve yine büyük yönetmen İrfan Tözüm’ün fotoromanlarında da oynamıştım. O yıllarda mahallede havamda geçilmiyordu..
Oturanlar: Güray Bursalı efsane sayfa sekreterlerindendir.  Sayfa sekreterliği kolay bir iş değil sayfanın üzerinde resme, başlığa ve spota can vermek onları hakkınca düzenleyebilmekti. Güray ağabey de bu işin duayenlerindendir. Yanında oturan ismin hakkını nasıl vereceğimi bilemiyorum Ergun Konuksever. Ergun ağabey deyince basında akan sular durur. O ki, Kıbrıs harbinde şehit olan Adem Yavuz ile esir düşmüş, Deniz Gezmiş’in kartpostal olan resmini çekmiş, Cüneyt Arkın’ı Battal Gazi olduğu yıllarda hak ettiği için hırpalayarak gazeteci iken gazete manşetlerine taşınmış bir isimdir.

Erkan Özmen, şimdiki gibi pöpülizmin cilaladığı sözüm ona sanatçıların peşinde koşmayan aksine bütün sanatçıların ziyaretine geldiği magazin müdürlerinden. Muammer Elveren halen Hürriyet Gazetesinin dünyaya açılan gözü, kulağı. Muammer ağabey yalnızca Türkiye4nin değil dünyanın gündemini okuyucularıyla buluşturmaya devam ediyor. Ve Olay Tan zamanın savaş muhabirlerinden.

Terör olaylarının en hızlı zamanlarında 80 ihtilali öncesi bir gün Olay ağabey ile öğrenci gösterilerini izliyorduk. Kocamustafapaşa’da ortalık birden hareketlenmişti. Arka arkaya patlayan kurşunlardan Olay ağabeyde nasibini alıp bacağından vurulmuş, kollarımda yatıyordu. Buna rağmen makinesinden çıkarttığı filmleri bana vererek “al bunları gazeteye yetiştir” demişti. Olay Tan hala bacağında o kurşunla yaşıyor...
Anılarla geçmişe dönerken buradan sizlere yeni projelerin müjdesini vereceğim...
Benim bildiğim gazeteci rafa kalkmaz..
Nefes aldığı sürece satırlarda okuyanları ile buluşur...
Haydi görüşmek üzere...