Esma Pak

esmapak2000@gmail.com

BÖYLE BİR DÜNYA'YA GÖZLERİNİ AÇMAK

23-03-2016

Dünya diye bahsettiğiniz burası mı acep? Hani Rabbim ’in sürekli ayetlerinde bahsettiği muhteşem varlık insan, bu mu? Bu kadar cani, bu denli kör ve vahşi mi? Gözlerimi açtığım anda gördüğüm bu yıkıntı, bu kan, bu can yakan zalimler mi? Kimisi bu duruma kör sağır, kimisi elinde tabanca tüfek, kimisi ise elindeki paranın, kimisi de canını kurtarmanın, kimisi bir devleti nasıl yıkarımın, kimisi şehit evladının derdinde.

 

Gözlerimi hayata açtığım evimizin paramparça çatılı, yıkık dökük odasında. Dışarıdan gelen çığlıklar benim çığlığımı bastırıyor. Hadi benim çığırmam yeni doğuşumda, peki dışarıdan gelen bu korkunç, sağır edici çığlıklar neyin nesi? Sanki binlerce çocuk aynı anda doğmuşçasına… Ebemin kucağındayken camdan dışarı doğru baktım. Bir çocuk; sarışın, siyah gözlü, yüzünde kocaman bir gülümseme, bir yere doğru koşuyor. Bir kadına sarılıyor. Sonra korkutucu bir sesle çocuk yere yığıldı. Kadın çığlık attı ve sonra yine aynı ses duyuldu. Kadında birden yere yığıldı. Her yeri bir anda kan sardı. Her yer bir anda kıp kırmızı oldu. Ağlamaya başladım. Ve o an anladım ki bu çığlıların sebebi binlerce çocuğun doğumu değil de binlerce çocuğun ve insanın ölümüymüş. Vurulanlar insanlarda olsa ölen insanlıktı bence. Bu kadar canı insan neden veriyor ki? Ama bunu görenler umursamıyor. Biri canı sıkıldığı için adam asıyor, diğerleri ise film izler gibi müdahalesiz ve yorumsuz bir biçimde izliyor bu bütün olanlar. İdam edilen suçlu ve herkes ondan nefret ediyormuşçasına ama asıl suçlu ise idam eden caniler. Asıl hayat bu mu? Ben böyle düşünürken bir çocuğun bağırışına şahit oldum. Çocuk ses tellerini koparırcasına bağırarak “Sizi Allah’a şikâyet edeceğim. Her şeyi anlatacağım” dedi ve o korkutucu ses yine duyuldu. Tüylerim diken diken oldu. Bunlar insanlardan ve insanlıktan ne istiyorlardı? Ebem beni yıkadı ve bir beze sardı. Annemin yanına yatırdı. Mis gibi kokuyordu annem. Beni sımsıkı sarıp öptü. O kadar rahatlatıcıydı ki annemin kucağı asla ayrılmak istemiyordum. Annem çok güzeldi. Gözlerine baktığımda adeta gökyüzü gibi masmavi bakıyordu. Ben annem ile sarılıyorken dışarıdan o korkutucu ses hiç susmaksızın duyuluyordu. Annemle bir müddet sarıldık ve ben yavaştan uyumaya başladım. Birden güm güm diye gelen seslerle irkildim. Annem ve evde bulunanlar bu sesi duyunca telaşlandılar. İçeriye doğru elinde kocaman bir tabancayla sevimsiz birkaç adam girdi. Girerken kimi görseler ellerindekiler ile vuruyorlar ve o korkunç sesi duyuyordum. Aynı adam tabancayı anneme doğrulttu, yine aynı sesi duydum ve annem bir an içinde kıpkırmızı kanlar içinde kaldı. Annemin o masmavi gözleri bile artık mavi değildi. Annem bir türlü hareket etmiyordu. Bu sefer o tabancanın namlusu bana yönelmişti. O korkunç sesi son kez duydum. Ve çok fazla canım yandı.

 

Bizlere bunları yapmalarının sebebi neydi? Bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey ise benim ve annemin hiçbir suçumuzun olmadığıydı…

Dünyada yaşadığım müddetçe anladığım bir şey oldu.” Dünya’da ya zalim olursun ya seyirci ya da en kötüsü yani masum olursun ve ölürsün”.