ORHAN ARSLAN

orhanarslanmatoglu@hotmail.com

AVRUPA       İSLAM        İLE        YÜZLEŞİYOR

07-11-2016

AVRUPA       İSLAM        İLE        YÜZLEŞİYOR
    Avrupa toplumu, tüm engellemelere rağmen; İslama gönül verenlerin, sempati duyanların, hakim olduğu devletlerde; yaygınlaşmasından rahatsızdır. Belki de; İslam kelimesinin geçtiği her alanda; arkasından terörizimle ilişkilendirme çabalarının altında; bu gerçek yatmaktadır. İslamın yaygınlaşmasını, engellemek...
    Batı Medeniyetinin, İslam ile tanışması; çok eski yıllara dayanmaktadır. Asırlar önce; Endülüs İmparatorluğu, bu topraklarda bir devlet kurmuştur. Bu devlet, yaklaşık yedi yüz yıl yaşamıştır. Bu sayede İslam medeniyetini , tanıma fırsatını yakalamışlardır. İlerleyen yıllarda; Osmanlı İmparatorluğu ile; tanışmışlardır. 
    Bu iki devletin varlığı sayesinde; İslam Medeniyetinin ne olduğunu, insanların farklı inançlara sahip olsalar da; birlik içerisinde, barış içerisinde bir arada yaşayabileceklerini öğrendiler. İnsan için, vazgeçilmez bir şart olan; yaşama hakkının önemini fark ettiler. Bir coğrafyada aynı dinden olmasa da; insanların inanç özgürlüklerine sahip olarak yaşayabileceklerini anladılar. Etnik kökenlerine, dillerine bakmadan, kültürlerini sorgulamadan aynı toprak üzerinde yaşamayı öğrendiler.  Hakim oldukları topraklarda; mozayiğin bir parçası gibi; insanları, nasıl idare ettiklerini gördüler.
    Aynı yıllarda, AVRUPA  cadı avındaydı. İnsanları, birlik içerisinde tutamıyorlardı. Yaklaşık iki asır savaşlarla; birbirlerini  yediler. Dinlerinin baskısı altında; inim, inim inlediler. Vatikanın gölgesi, hep üzerlerine düştü.
     Yaşanan tüm zamanlar,   Batının gerçek işgalci yüzünü göstermesine engel olamadı.  Hep, vahşetle anıldılar.
    Endülüs'te, Yedi Asırı geçen bir şekilde kendilerine; İslam Kültürünü ve barışını getiren insanları kana, işkenceye boğarak; topraklarından dışarı attılar. Hatta o topraklarda Müslüman medeniyeti altında senelerce birlikte yaşadıkları Yahudileri bile, Müslümanlarla birlikte kovdular. Yahudiler de; Endülüs’ten kaçan Müslümanlarla birlikte Anadolu’ya sığındılar. İşin başka acı gerçeği de, budur.
    Daha sonra da Orta Avrupa’dan ve Balkanlardan aynı şekilde; Osmanlı Tebası’nın çekilmesi için, aynı zulümleri yaptılar. İşte Batının gerçek yüzü budur. Bu gün Batı hayranı olup, onlar gibi; yaşamaya, onlar gibi konuşmaya, onlar gibi hayat tarzı isteyenlere duyurulur. Hayranı olduğunuz, medeniyetin; gerçek yüzü budur.
    Son zamanlarda, Avrupalı yöneticilerin; yaptıklarını yadırgamamak lazımdır. Bunlar O, nesillerin torunudurlar. Tarihte kendisine insanlıkla davranan, Bu Müslüman Medeniyetine; düşmanlıkla cevap vermişlerdir.
    Bugün, özellikle Kendi insanlarının Müslüman olmaları, İslama karşı olan, yönelmeleri; Avrupa devletlerini, endişelendirmektedir.
    İslama olan kinleri, Endülüs'ten sonra da; şiddetle durmadan, devam etmiştir. Yakın zamanlarda; yaptıkları zulümler, apaçık ortadadır. Daha sonraları; Afrika’daki Müslüman toplumlara yönelik katliamlara devam etmişlerdir. Cezayir, Filistin, Fas, Libya gibi, eski Osmanlı topraklarında; taş, taş üzerinde bırakmamışlardır.
    Kendilerine sunulan Medeniyetten hıncını bu şekilde, almışlardır. Bu insanlar ürettikleri ve geliştirdikleri tüm yeni ve ileri teknoloji ürünlerini; zulüm ve işgal, köleleştirme, başkalarının sırtından bedavadan geçinme, sömürü için; bir araç olarak kullanmışlardır. Kısacası, daha insan sömürüsünden vazgeçmiş değillerdir. Köle aramaktadırlar. Köle bulabilmek için her yolu denemeye devam edeceklerdir. 
    Nerede   kendi yararlarının olacağı zengin bir kaynak bulurlarsa; orayı işgal edip sömürmek için; elinden geleni yapacaklardır. Bu nedenle, kendileri için, en büyük yatırımları; Silah üretimine ve enerji üretimine yapmaktadırlar. Gelişmekte, geri kalmış ülkelerdeki bu tür girişimlerin önünü kesmek adına, çeşitli faaliyetlerde bulunacaklardır ki; Bu Ülkeler her alanda onlara muhtaç olsun. Ülkemiz, kendi ihtiyacı olan enerjiyi kendisi üretirse; o zaman dış ülkelere ihtiyaç olur mu? O nedenle bu tür girişimleri engellemek adına da her şeyi yapacaklardır. Bunun için; iç ve dış işbirlikçilerini, devreye sokacaklardır.
    Batı bir anlamda, İslam; Din olarak sömürmeyi istemediği için, paylaşımı hak ve adalet duygularının hayatta uygulanmasını en büyük amaç edindiği için;  İslama, düşmanlıklarına devam edeceklerdir. Bu tür kavaramların konuşulmasından, tartışılmasından, rahatsız olmaktadırlar. Daha İslam Medeniyeti ile olan; hesaplaşmaları anlaşılan bitmemiştir. Kendi vatandaşları eğer, Müslüman olursa; bütün bu gerçekleri öğrenecektir. Endişesi ve korkusu, bu yüzdendir. 
    Bu nedenle; İslamın kendi insanları arasında; yaygınlaşmasından, ciddi manada rahatsızdır. İslamın karalanması, için; elinden gelen her şeyi yapacaktır. Terör eylemlerini desteklemek, hatta bu amaçlı terör örgütleri kurmak; ana gayeleridir. Dünya üzerindeki, verimli yer altı zenginliklerini; kendisi kontrol etmek istemektedir. Hemen yanı başımızdaki, kargaşa ve kaos ortamının ana nedeni budur.  Daiş, gibi örgütleri kuran, geliştiren, kollayan, koruyan bir zihniyetten bahsediyoruz. Bu örgütlerin yaptıkları ile; İslamı özleştirme çabaları; kendi topraklarında gelişen, İSLAMI tanıma, Müslüman olma gayretlerinin, önüne geçmektir. Bu böyle biline…