ORHAN ARSLAN

orhanarslanmatoglu@hotmail.com

KAYIT DIŞI EKONOMİYE ZARAR VERMEKTEDİR

13-09-2017

KAYIT     DIŞI      EKONOMİYE    ZARAR   VERMEKTEDİR

Ülkemde neden yeteri kadar, vergi toplanamamaktadır? Vergi adına veya başka alanlar adına; yeteri kadar denetim yapılamamaktadır? Personel yetersizliği var ise; giderilsin... Bugün öyle Devlet daireleri biliyorum ki; memurlar akşama kadar, doğru, dürüst iş yapmadan,  evlerine dönmektedirler.

Öyle Devlet daireleri de, biliyorum ki; çalışanlar, su içmeye vakit bulamıyorlar. Örneğin; nüfus idaresi. Üstelik, sene başından itibaren; ehliyet ve ruhsat işleri de; onlara devir edilecek. Buradan önerimi yapıyorum. Devletin değişik yerlerinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın tabiri ile; yan gelip, yatan memurlar; bu aktif çalışmanın yoğun olduğu; dairelere aktarılmalıdır. Belki, sıkıntı, biraz giderilebilir...

Denetim açısından, emekli memurlardan yararlanılabilir. Alta yapısı hazırlanarak; hayat geçirilebilir...

Sayın Maliye Bakanının  açıklamalarında, ifade edilmiştir.  Kayıt dışı, hala devam etmektedir. Genel olarak baktığımız zaman, gerçekten acı bir durumdur. En yetkili ağızdan bunu duymak daha da acıdır. Yeteri kadar neden  denetleyemiyoruz? sorusunun cevabı, detaylı olarak açıklanmalı ve bu konuda halkımız bilgilendirilmelidir.

Bizim de bu konuda elbette söyleyeceklerimiz vardır. Her ne kadar bizim söylediklerimiz, kimileri tarafından duyulmasa da; biz sorumluluğumuzu yerine getirmek adına; yine de söylemek zorundayız.

Öncelikle Ülkemizde vergi kaçırma suçuna, en ağır cezalar verilmelidir. Bu konuda  gelişmiş ülkelerde, yeteri kadar örnek vardır. Hatta, bazı ülkelerde vergi kaçırmak, vatan hainliği ile eş anlam, taşımaktadır. Bizde ise; vergi vermek sıradan bir iş olarak gözükmektedir. Seksenli yıllar öncesinde; zaten, ticaret yapanlardan, esnaftan, vergi almak, diye bir olay, çok nadir olmakta idi. Bu açığı görenler, KDV zorunluluğunu getirdi. Fiş kesme mecburiyetini hayata geçirdi. Hatta, fiş toplamayı ödüllendirdi. Bütün bunların amacı; vergiyi düzenli bir şekilde toplamak idi.

Devletin her türlü imkanlarından fazlasıyla istifade eden şahısların, vergi ödeme konusuna, gelince; kaçamak davranmaları kabul edilemez. Hala, ülkemizde kayıt dışı ekonomi, büyük rakamlarla ifade edilecek konumdadır. Kısacası, kayıt dışı ekonomi tamamı ile olmasa bile; yeteri kadar denetim altına alınamamıştır. Bunu başarabilecek yasal zorunluluklar acilen çıkartılmalıdır. Personel sıkıntısı var ise; gerekli eleman ihtiyacı giderilmelidir. Bu alanda, işsizliğin azalması adına da çalışma yapılmış olur. Kesinlikle başarılı eleman ödüllendirilmelidir. 

Devasa şirketleri denetleyen insanlar;

Maddi açıdan; kimseye muhtaç halde olmamaları, gerekmektedir. Onlardan gelecek, cazip tekliflere kanmaması için, bu düzenleme şarttır. Sonuçta tüm vergi deneticileri, insandır. İnsanların da zaafları olduğu düşünülerek, onların da denetim mekanizmasından geçmeleri gerekmektedir.

Kayıt altında olan, mükelleflerin; sıkı denetimi yapılmalıdır. Burada kayıt altında gözükerek, vergi kaçırılmasına müsaade edilmemelidir. Sanki ülkemizdeki muhasebe elemanları şirketlerin, düzenli işlemesini yönlendirme yerine; Devletten vergi kaçırmanın gereğini yapan kurumlar olarak, algılanmaktadır. Bu algının düzeltilmesi gerekmektedir. Vergi kanunlarında var olan eksiklikler; bütün tarafların bir araya gelerek, görüşlerini ortaya koymaları neticesinde; daha düzenli, daha adil bir sistemin hayata geçmesinde katkı sağlamaları, gerekmektedir. Bu konuda herkesin görüşü alınmalıdır.

Bütün taraflar, bir masada toplanarak; çözümler üretmek, zorundadırlar...

Devletin, daha güçlü olması; yeterince ve adilane vergi toplamasından geçmektedir. Çok basit örnekle; dolmayan havuz, boşalmaz, taşmaz... 

Bu bilincin tüm vergi mükelleflerine, yeteri kadar anlatıldıktan sonra; hala vergi kaçırmaya devam etme heveslisi olan insanlara; caydırıcı cezalar verilerek, doğru çizgiye yönlendirilmelidir. Gerekirse; halkın vergi toplanmasına yönelik denetim işi tekrar hayata geçirilebilir. Yani, fiş alma, fiş toplama işi ödüllendirilme yönüne gidilebilir. Bu kadar olaydan sonra hala esnafın fiş konusunda yeteri kadar titiz davrandığı söylenemez. Aynı zamanda, kaçakçılığın önüne geçmek adına da güzel bir çalışma olabilir. 

Tüm tedbirlere rağmen, şehirlerin meydanlarında işportacılar aracılığı ile; kaçak mal satılmasının önüne geçilememiştir. Orada o malı satan gariban kişiler değil; asıl o malı Ülkeye yasal olmayan yollardan sokarak; piyasaya sürenlerin en ağır cezalarla cezalandırılması gerekmektedir. Doğal olarak normal esnaflığını yapan vatandaş, isyan etmektedir. Kendisinin, her türlü denetim altında esnaflık yaptığını, dükkan kirası, eleman ücreti ödediğini, belirterek; bu ödemeleri yapmayan, hiç bir gideri olmadan piyasada, kaçak  mal satan kişilerle rekabet etmemesi nedeniyle; zarar ettiğini belirtmektedir, haklıdır. Denetim işi, gerekirse kolluk kuvvetleri aracılığıyla yasal olarak yapılmalıdır.

Teknolojinin bu kadar ileri gittiği bir dönemde; vergi denetimini daha da artıracak sayısız öneri ve teklif olabilir. Bunlardan uygun olanlar, en kısa zamanda hayata geçmelidir. Vergi yükünü, çoğunlukla sadece çalışanların ve düzgün bir şekilde vergisini ödeyen mükelleflerin sırtına yüklemek, doğru değildir. Bu aynı zamanda bir haksızlıktır. Bu bilinci almamış, ısrarla vergi kaçırmaya devam eden, veya hiç vergi vermeyen insanlar, şirketler, Medya aracılığı ile; sık, sık halka duyurulmalıdır. Halkımız bu konuda bilgilendirilmelidir. Mutlaka onlar da; kendi düşüncelerine ve güçlerine göre; alış, veriş açısından onları cezalandıracaklardır.

Kayıt dışını, vergi verme görevini yerine getirmeyenler; en ağır şekilde, cezalandırılmalıdır...

Vergi konusunda, dersimiz bitmemiştir. Devam etmektedir. Bir de bankaların kazançlarından yeteri kadar vergi alınabiliyor mu? onu sorgulamak lazım. Faiz oranlarının bu kadar yüksek olması da; bu kaçakçılık işlemini körüklemektedir. Bankalar tüketiciye yönelik hizmetlerinde, onlardan her türlü faizi almaktadırlar. Üstelik bazen tüketici, vergilere de ortak olmaktadır. Kısacası bankaların da bu durumunun sorgulanması gerekir.

Geçmiş dönemlerde, serbest çalışan Doktor, Avukat, gibi meslek alanlarında; yeteri kadar denetim olmadığından söz ediliyordu. Bugün, bu alanlar da; denetim altına alınmıştır. Ancak, hala başta özel hastahaneler olmak üzere; sıkıntılar olduğu, söylenmektedir.

Bir başka, kontrol edilemeyen  kayıt dışı; sanal alemde yapılan alış, verişlerdir... 

Aman dikkat, burada sahtekarlıklar da; almış, başını gidiyor...

Kayıt dışını kontrol etmek ve de; vergi denetimini, sağlam yapmanın başka bir yolu da; halkın bilinçli şekilde, kredi kartı kullanmasından geçmektedir. Çünkü, O alış, verişlerin tamamı; kayıta alınmaktadır.

Unutmayalım, Devlet olarak, zengin olmanın yolu; düzenli vergi ödemekten, geçer. Sosyal hayatta, gelir dağılımının dengelenmesinin yolu da; vergi adaletinden, çok kazanandan çok, az kazanandan az almak, yolu ile; temin edilir.

Vergi konusunda; düşünmeye, çareler üretmeye devam etmeliyiz. Şikayetçi olmak sorunları çözmüyor. Sorunların üzerine giderek, çözümler üretmek zorundayız. Güçlü bir Ülke; en fakirinden, en zenginine kadar; gerekli vergi anlayışının gelişmesi ile olacaktır. Bilerek vergi kaçırmak, BU VATANA; ihanettir. Aynı zamanda; BU MİLLETE   ihanettir.

Vergi mükellefinin olaya; bu açıdan bakmasın da; fayda vardır... Ya  İhanet,  Ya  da; ihanet etmemek... Elinde olan, bir davranıştır...