Erkan Gündüz

erkn.gndz@hotmail.com

KULLUK VE TUZLUK

05-08-2016

Nasıl bir zihniyet anlamak güç…

Nasıl bir bağımlılıktır bu?

Beyin mi yok diyeceğim, yoksa yıkana yıkana bir şey mi kalmamış?

Nasıl bir hastalıktır bu?

Anadan, babadan, kardeşten hatta eş ve çocuktan bile üstün tutmak…

Bir hapşırık sesine dahi anlam katmak…

Kendini yerin dibinde görmek ve vücudunu, ruhunu silip tek bir kanala bağlanmak…

Köle gibi demeyeceğim köleler bile yeri geldi mi isyan eder sahibine.

Bu kölelikten de pis, ölümden de öte.

Nasıl bir inançtır ki; yeri geldiğinde Peygamber’in bile önüne geçiyor. Öyle ya, gaybı Peygamber bile bilmezken…

Menfaat için diyeceğim; orada da duruyorum çünkü (birileri zevk-ü sefa ederken, kendilerini istedikleri yerlere atarken) çoğu elindeki avucundakini çekinmeden uzatıyor.

Bunu yalnızca cahil yapar deyip işten sıyrılsam diyorum, oda olmuyor. Zira birçoğu okumuş insanlar.

 

Kimlerden mi bahsediyorum; kimliklerini topyekûn cemaatlerin ve kişilerin insafına bırakan o zavallı tuzluklardan…

 

Sorsan, iki ayet bilmez.

Sorsan, peygamber ne söylemiş, hadis ne; ağzını aval aval açar.

Sen ne söylersen söyle, hep aynı kavalı çalar.

İnsanlık dersin; kendinden olmayanı insan, cemaatinden olmayanı, Müslüman saymaz.

Yardım dersin, kullanamayacağı adamın söküğünü dikmez.

Kuran dersin; başka bir kitap koyar önüne.

Günah dersin, güler sebepsizce.

Ayıp dersin, kestirip atar edepsizce.

 

Şeyh uçmaz, mürit uçurur!

 

Dünya denilen sofrada kul değil, tuzluk olmak istersen…

Söylenen her sözü ayet, emri, hadis bellersen…

Anandan, atandan utanıp, varlığını çiğnetirsen.

Kutsal kitabını okumak yerine, uydurma hikâyeler dinlersen.

Sorgulamayı bir kenara itip, her duyduğuna, her okuduğuna biat edersen…

Akla saygı duymayıp, el etek öpmek için ölürsen…

Allah’a kul olmayı bırakıp, insana kul olmayı seçersen…

 

Bana darbeci diyorlar diye ağlama efendi!

Sen zaten darbeyi çoktan yapmışsın.

İnsanlığına!