Ufuk BULUT

ufukbulut34@gmail.com

Teröre Devlet Desteği

16-03-2016

Devlet personel rejimi değiştirilmedikçe yörede alınan diploma rapor gibi resmi evrakların hiç bir anlamı yoktur. Var olan zihniyet akrabalık ve dostluk ilişkileri, olmazları olur niteliğine dönüştürmektedir. Böyle bir durumda bir Belediye Meclis Üyesi bir Muhtar gündüz kamu görevini yaparken gece de terör faaliyetinde bulunabilmektedir...Elini kolunu sallayarak gezebilmektedir.Kamu görevlisi sıkı aşiret ve akrabalık bağları ile olmaz işleri olur hale getirmektedir ve devletin resmi belgesinin yeri geldiğinde bir helvacı kağıdı kadar hükmü yoktur. Bu durum, devletin zayıflığına yol açmaktadır .

Kamu hizmetlerinde süreklilik ve teçhizatın varlığı, devletin sahada olmaması, terör örgütünün varlığını güçlendirmekte, nüfuzunu arttırmakta ve dağa çıkmayı gerekçelendirmektedir... Teröristin kendini haklı görmesine imkan sağlamaktadır

Haraç, tehdit, öldürme gibi olaylarda takipsizlik terör örgütünün elini güçlendirmektedir. Polis tarafından suç ihbarı ile aranan şahsın siyasi bürokrat ve araya giren nüfuzlu kimselerin aracılığı ile serbest bırakılması terör örgütünü daha da güçlendirmektedir.

Terör örgütünün kendine pilot saha olarak seçtiği şehirlerde, üniversite ve okullar bizzat propaganda ve eğitim alanına dönüşmüştür. Ögretim görevlisi ve öğretmeler bu eğitimin bizzat elebaşılığını yapmaktadır. Bunlara karşı yasal işlem yapılmaması örgütün gücünü arttırmaktadır .

Yeni memur alımlarının orada görevlendirilmesi insiyatif kullanamaması dolayısı ile devletin gücünün azalmasına sebep olmaktadır .

Kamu hizmet bina ve yetişkin kamu görevlileri bir kısım hizmetleri bölgesel olarak verilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Görevlendilen öğretmen görev yerine gidememekte, okullar sürekli tatil olmakta, örgüt sempatizanı bölge insanı öğretmenler ise gelen öğrencilere bizzat örgüt propagandası yapmakta ve devlet okulları örgütün dağdan güvenli eğitim kampına dönüşmektedir. Devasa yatılı bölge okulları, küçük adliyelerin kapatılması gibi küçük ilçelerin kapatılması ve personelin komple Doğu-Batı karıştırılmaması sorunların kronikleşmesine yol açmaktadır 

Gençler hayalperesttir...En küçük sıkışıklarında evden başını alıp gitmek içlerinden geçer. Yurtdışı hayalleri, farklı ülkelere gitme istekleri vardır... Zengin olmak, iyi okullarda okumak, iyi yerlerde görev yapmak gibi yüzlerce binlerce hayalleri olur gençlerin... Her hayalin gerçekleşme ihtimalini gence sunmak onu kandırmak yanıltmak için bir sebeptir. Genç, yaşamadığı deneyimler kırılmayan hayalleri ile aldatılmaya en yakın insan gurubudur. Aile, okul gence gerçekleşebilir hayaller, gerçekleşemeyecek hayallerin olduğu bilincini vermelidir. Anne-baba Türkçe bilmiyor okuma yazma bilmiyorsa bu bilinç verme işlemini onlardan bekleyemeyiz. O halde devlet bu bilinci şefkatle verecektir.

Yine bir kısım gerek terör örgütü kaynaklı, öldürülen terörist kimlik bilgilerine göre yapılan araştırmada ölen teröristlerin büyük çoğunluğu 21 ve 28 yaş arasında... Teröristlerin yüzde 17’si 23-24 yaşında, yüzde 15’i 21-22 yaşında. Ölen teröristlerin nerede ise yüzde 97 lik kısmının 35 yaşın altında olması dikkat çekiyor. İncelenen PKK’lıların büyük çoğunluğu 17-18 ve 19-20 yaşlarında örgüte katılıyor. Bazı bölgelerde katılım yaşı 13’e kadar düşüyor. Örgüte katılım yaşı Hakkari ve Şırnak’da ortalama 17 olarak görülürken, 30 yaşını geçenlerin örgüte katılımı ise ciddi oranda azalıyor.

Görüldüğü gibi hayal gücü bitip, hayat gücünün karşısında insan eğildikçe örgüte katılım sıfırlanıyor. Aynı araştırma da  incelenen teröristlerden 461’inin Mardin’den 323’ünün ise Diyarbakır’dan örgüte katıldığı tespit edildi. Suriye’den 225 kişinin örgüte katılması ise dikkat çekiyor. Örgüte katılan Suriyelilerin yaş ortalaması 19. İran’dan örgüte katılan teröristlerin sayısı da 83. İran'da örgüte katılım yaşı 18. Türkiye’den örgüte en az katılım 17 kişi ile Malatya’dan.

Malatya’yı 20 kişi ile Iğdır ve 21 kişi ile Ardahan takip ediyor. Örgütün dağ kadrosunda en az yaşayan iller Malatya ve Sivas. Her iki ilin de örgütte yaşam süresi 2 yıl. En uzun süre yaşayanlar ise 6 yıl ile Bingöl ve Batman. Bu illeri 5 yıl ile Şırnak takip ediyor. 

Suriyelilerin savaş baskı bölgesinde bulunduklarından başka seçenekleri yok. Daha az Kürt olma ihtimallerinin ön saflarda çarpışmaya yönlendirildiği yukarıdaki verilerden ortaya çıkar. Kürt yoğunluğunun azaldığı yerlerde insanların bir arada kardeşçe yaşadığı vilayetlerde katılım sayısının azlığı ortadadır Katılanların %80'i ilkokul mezunu, %12 civarında üniversite terk ya da üniversite mezunu bulunmaktadır... 

Cehalet ve ergenlik psikolojisi teröre kaynaklık ederken, cahilce yönetim anlayışı ve uygulamaları bu kaynağın debisini arttırmaktadır.

Sonuç : Apo'nun MİT elamanı olduğu ve bizzat sol bölümlemede kullanıldığı ve daha sonra  Suriye'de barındığı ve bizzat Suriye tarafından korunduğu yıllar, Fransa tarafından PKK'nın kurdurulması, Fransa'nın Suriye'nin işgal ve kuruluş aşamasında ki etkileri ve Suriye içindeki devlete nüfuzu, Rusya'nın son hamle olarak doğrudan Esad yanında yer alarak bombalamada bulunması doğrudan örgütün kimlerin maşası olduğunu ortaya çıkarır. Almanya ve ABD'nin peşmerge ve kaçakları mülteci statüsü ile ülkelerinde barındırıp onları sahada kullanması örgütün kimlerin maşası olduğunu ortaya koyar..Bu durumda asıl olan ekonomik, sosyal, siyasi hal ve mücadele olmayıp doğrudan Türkiye Cümhüriyeti'ni parçalama operasyonu ile güçsüz devletcikler oluşturma çabalarına devletin vermesi gereken cevap yörede önce varlığını sağlamak sonrada etkin ve nüfuz eden gücünü oluşturup vatandaşın bilincini geliştirmek olacaktır...