Ufuk BULUT

ufukbulut34@gmail.com

Ben zenginliğimi yeni farkettim

18-11-2013

Üstlerine küçük gelen yırtık pırtık mantolar giymiş iki çocuk, birbirlerine sokulmuş dış kapının önünde duruyorlardı. "Kullanılmış kağıt var mı abi ?" Meşguldüm.Yok deyip onları başımdan savmak istedim, ama o sırada gözüm ayakkabılarına ilişti. Karla kaplanmış ince sandaletlerden giymişlerdi.

"İçeri girin, size bir fincan sıcak kakao yapayım" dedim. Bir şey demediler. Islak sandaletleri şöminenin önünde izler bıraktı önce kızmıştım. Dışarıda soğuğa karşı kendilerini biraz toparlamaları için onlara kakao ile şokellalı ekmek verdim.Rahat yesinler diye mutfağa geri döndüm. Odadan hiç ses gelmemesi dikkatimi çekti. İçeri baktım. Kız, boş kakao fincanını iki elinin arasında tutmuş, içine bakıyordu. Oğlan, düz bir sesle sordu: 

"Abi siz zengin misiniz?"

Kanepelerin eskimiş kılıflarına baktım.

"Zengin olmak mı, hayır tabii ki zengin değilim" dedim.

Kız fincanını dikkatle tabağına yerleştirdi.

"Fincanlarınızla tabaklarınız takım da" dedi.

Sesinde bir açlık vardı, ama bu karnının açlığı değildi. Sonra kağıt'ı çuvallarına yüklenip gittiler. Teşekkür etmemişlerdi. Etmeleri de gerekmiyordu, çünkü daha fazlasını yapmışlardı. Buz mavisi seramik fincanlar ve tabakları takımdılar. Mutfağa geri döndüm patateslere baktım, makarnaya baktım, başımızı sokacak bir ev,işi olan karım "ülkü çocuklarım Berkay ve Suberk" vardı ve galiba ben gerçekten zengindim.

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırdım, odayı topladım. Küçük sandaletlerin çamurlu izleri hâlâ şöminenin önündeydi. Onları temizlemedim. Silmeyeceğim de. Olur da unutuveririm ne kadar zengin olduğumu…

ufuk Bulut