ORHAN ARSLAN

orhanarslanmatoglu@hotmail.com

DEPREM GERÇEĞİ

04-11-2020

Bir kez daha  sarsıldık… 

Deprem  gerçeği bize kendini  hatırlattı. 

Biz, ibret almadık… Tedbir almadık… 

İnadına depreme kafa tuttuk… Ona meydan okuduk… Bina sahipleri ile Müteahhitlerimizle, kimi zaman belediyelerimizle… 

Çürük raporu verilen binalarda, oturmaya devam ettik. Yetmedi depremi engellemek için yapılaması gereken kentsel dönüşümleri geciktirdik. İhmal ettik. Olmadı çıkan yasayı Anayasa Mahkemesine götürdük...

Bekliyoruz, gerekli tedbirler alınacak, kentsel dönüşümler gerçekleşecek… Biz  bekliyoruz da, deprem beklemiyor. Sürekli bize kendi varlığını hatırlatıyor. Yani ben buradayım, siz hala ne yapıyorsunuz?  Diyor. 

Nasıl mı? İnşaat için gerekli olan hiçbir zorunluluğu yerine getirmeyerek… Resmi makamların belirttiği maddelere uymayarak. Kimi zaman yeteri kadar denetim yapmayarak… 

Çaldık, hem de ne çalma, insan hayatlarını hiçe sayarak… Betondan, demirden… Asıl inşaat için önemli olanlar bunlardır.  Bakıyorsunuz C30 rakamıyla ifade edilen beton ölçümü, 15-17 rakamları ile yapılmış…  Kullanılan kum, standartlara uygun değil. Binanın asıl dayanağı olan iskeleti bu saydığımız malzemelerin doğru ve istenilen seviyede olmasından sağlam hale gelir. Binaya sonradan yapılan sündürme ve ilavelerin standartlara uygun olmaması da ayrı bir konudur.

Genellikle, Yıkılan Binalar 1999 depreminden önce inşa edilen binalar… Ondan sonraki yapılan binalarda bazı özelliklere dikkat edilmiş.

Ancak, başka bir gerçek de şudur. Bu bina yıkılmadan önce satışa çıkarılsaydı bir daire, 600 bin civarında olacaktı. Yani büyük paralar ile mezar evler satın alıyoruz. Çünkü, evlerin dış görünüşleri bizi cezbediyor. Asıl önemli olan ayrıntılarına dikkat etmiyoruz…  

Devletin Başkanının hep gündemde tutarak hatırlatmasına rağmen, Hala zemin etüdü kontrolü yeteri kadar yapılmıyor. Apartmanlarda dikey yapılar gittikçe artıyor. Yatay yapılaşma, yeterli yeşil alan,  binalara oto park yapma zorunluluğu, bir türlü hayata geçmiyor… Üstelik ahbap, çavuş ilişkisi ile, bina yönetmeliğine aykırı olarak yapılan ilave katlara göz yumuluyor. Verilen para cezaları ile, konu geçiştiriliyor. 

Bütün   bunlara rağmen, Allah´ın merhameti sonsuz. 65 SAAT SONRA,92 SAAT  SONRA  KURTULAN KÜÇÜK ÇOCUKLARIN, HAYATTA KALMASI TÜM belki, bu anlattığım olumsuzlukların bir an önce bitmesi için, bir umut olur. Onları bize bağışlayan  RABBİME  şükürler olsun... Onları nasıl korumuş, saklamış...

Deprem Ülkemizin gerçeğidir. Yapılan çürük, denetimsiz, plansız, kontrolsüz binalar daha çok ölümlere sebep olmaktadır. Allah korusun, daha yüksek şiddete erişen depremlerde halimiz ne olur? Ne kurtarma ekibimiz yeter ne sağlık personelimiz yeter... Ne de depreme ilk müdahalede her türlü imkanı sunmaya çalışan ekiplerimiz yeter... Düşünün yıkılan bina 8 değil onun katmanları olsa idi, bugün neleri konuşuyor olacaktık… 

Evet, deprem gerçeğimiz var. Alınacak en basit tedbirler, sayesinde daha kötü sonuçlar almayı engelleyebiliriz. O, halde neyi bekliyoruz? 

DIGER YAZILAR