göktan yolcu

goktanyolcu18@gmail.com

ÖZGÜRLÜK

05-09-2021

  Tarih yüzyıllar boyu özgürlük bilinci ile mücadele tarihidir. Başlangıçta insanoğlu özgürdür. Ancak bu özgürlüğün bir bedeli vardır : zira herkesin her istediğini yapması diğer şahısların hak ve özgürlüklerine  saldırıda elbette teşkil edebilir kişilerin yaşam hakkı tehlikeye girebilir  bunun içinde  Özgürlük ile güvenlik hissi hep kavgalıdır,Der ünlü filozof  Thomas  Hobbes . zira özgürlüğün  bir başkasına güçlü lidere yada olıgarka devredilme ihtiyacı vardır. Zira Güvenlik olmadan özgürlüğün bir anlamı olmayacaktır. Böylelikle ilk olarak insanlar kendi özgürlüğünü sınırlama  bu Özgürlüğü ve egemenliği bir başkasına devretmeye hazırdır. Zira korkmuşlardır. Bir başkasının kendisine yapacağı saldırıyı engelleme ihtiyacı  özgürlüğün sınırlanma ihtiyacını doğurmuştur. Ve böylelikle de ilk olarak ortaya   yönetme  kavramı ortaya çıkmıştır. Ve devlet kavramı egemenlik ile ortaya çıkmıştır.

 

  Egemenliğin kaynağını alan iktidar sahipleri egemenliğin sürekli daimi olabilmesi içinde  egemenliğin kaynağını  kud tanrı gibi çeşitli doğa üstü varlıklara dayandırma  ihtiyacı duymuşlardır. Zira   egemenliğin sadece ve sadece kendilerine ilahi bir güç tarafından verildiği sorgulanamayacağı  aksi halde  çok büyük  fiziki izdirapların olacağı algısı ve korkusu artık hile ile alınan egemenliğin  yine hile ile elinde tutma  yolunu seçmişlerdir. İnsanla r egemenliğin kaynağını düşünmesin sorgulamasın diye

 Tarih kendi diyalaktik yasaları ile  yürür durur zira her  zalimliğin her barbarlık bağrında  yeni güne karşı bir umut  besler  kendi zıttı olan özgürlük fikrini de ateşlemiştir.  Ve bu ateş bir düştümü artık bir yangın haline gelmiştir. Özgürlük  Artık kralların beylerin  ilahi güçten aldıkları egemenliğin  kaynağının ilahi olmadığı bir zamanlar insanlığın kendisinin teslim ettiği artık anlaşılmıştır. Acaba egemenlik nasıl kullanılacak sorusu sorulmaya başlanmıştır.  

 İnsanoğlunun  yaratmış olduğu  toplumda insanlar  artık uzmanlarşmış her alanda bilgi sahibi olamamış belli alanda geniş  bilgi sahibi olan insanlar  bir araya gelerek mutlak  doğrunun olanaksızlığı bunun fiziki ve   uzmanlaşma  neden iğle herkesin mutlak iyilikte yanılgıya düşme tehlikesi temsili demokrasiyi doğurmuştur. Artık krallar yerine  kralların yetkisi insanlığın kendi seçtiği temsilciler ile kısıtlanmış kural koyucu krallar değil meclis olmuştur.

 Toplumsal çeşitlilik   toplumların sınıflı yapısı tabiî ki bunda eğitim  düzeyinin düşüklüğü gibi sebepler  temsilcilerin kitleleri manipüle ederek ulusların gerici şöven duygularını kullanılmış parlemontonun da mutlak iyilik  kaynağı olamayacağı temel hak ve özgürlükler düşmanı olacağını insanlık 50000000  kişinin ölümüne sebep olan bir ve ikinci dünya savaşında açıkça görmüştür. O halde özgürlük mutlak iyilik ne sorunu her zmaan insanlık tartışmış çekirdek  hak  kişinin üzerine tasarruf edemeeyceği devredemeyeceği hakkın her kese karşı kişiye karşıda korunma ihtiyacı baş göstermiş bu güvencesi ise  sivil itaatsizlik kavramı ortaya atılmıştır.

 İnsanoğlu özgürlüğüne sahip çıkabilmesi  ancak ve ancak özgürlüğü bizatihi kendisinin koruması ve kendisinin bu uğurda canını verecek  kahramanlar ile mumkun olmuştur. Bundan her zaman anılmalı ruhumuzda her özgürlük savaşçısı yaşatılmalıdir.