Gazetecilik, Bir Bardak Viski Değildir
Umut Demir
Gazetecilik… Dışarıdan bakıldığında cazibeli, etkili ve hatta kimi zaman “güç sahibi” bir meslek gibi görünür. Oysa bu meslek, elinde bir bardak viskiyle ahkâm kesmeye benzemez. Gazetecilik; sorumluluk, etik ve vicdan işidir.
Bugün ne yazık ki bazı kalemler, gerçeğin peşinden gitmek yerine sansasyonun peşine düşüyor. Doğruluğu teyit edilmemiş bilgiler, kulaktan dolma iddialar ve kişisel husumetler, “haber” ya da “köşe yazısı” kılıfına büründürülerek kamuoyuna sunuluyor. Oysa gazeteciliğin özü, insanları karalamak değil; gerçeği ortaya çıkarmaktır.
Bir gazeteci için en önemli şey güvendir. Okuyucu, bir haberi okuduğunda onun doğru olduğuna inanmak ister. Bu güven bir kez sarsıldığında, ne kadar yüksek sesle konuşursanız konuşun, söylediklerinizin bir anlamı kalmaz. Çünkü gazetecilikte itibar, bir günde kazanılmaz ama bir anda kaybedilebilir.
Eleştiri elbette olacaktır. Gazeteci, gerektiğinde sert de yazar. Ancak bu sertlik; hakarete, iftiraya ya da kişisel saldırıya dönüşmemelidir. Eleştiri, bilgiye ve belgeye dayanırsa değerlidir. Aksi halde sadece gürültüdür.
Gazetecilik; masa başında senaryolar üretmek değil, sahaya inmek, araştırmak, sorgulamak ve doğrulamaktır. Gerçek gazeteci, kalemini bir silah gibi değil; bir aydınlatma aracı gibi kullanır. Çünkü o bilir ki yazdığı her satır, bir insanın hayatına dokunabilir.
Bugün gazeteciliğin en çok ihtiyaç duyduğu şey; hız değil, doğruluktur. Tıklanma değil, güvenilirliktir. Şöhret değil, ilkedir.
Kısacası gazetecilik, keyifle yudumlanan bir içki değil; ağır bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu taşıyamayanların değil, hakkını verenlerin mesleğidir.