Dik Duruşun ve Devrimci Ruhun İzinde: Ufuk Bulut ve Edip Akbayram1 yıl önce
İNEGÖL’DE SKANDAL: ADAYA KAPI KAPATILDI, ESNAFIN İRADESİ YOK SAYILDI
Bursa Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği (BESOB) seçim süreci yaklaşırken İnegöl’de yaşananlar, “demokrasi” söylemlerinin ne kadarının gerçek, ne kadarının vitrin süsü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
BESOB Başkan adaylığını açıklayan Sadi Aydın’ın, projelerini anlatmak ve esnafın karşısına çıkmak için İnegöl’deki oda başkanlarından randevu talep ettiği, birçok odanın bu talebe olumlu yaklaştığı öğrenildi. Ancak skandal niteliğindeki gelişme, toplantıya saatler kala yaşandı. Daha önce “buyurun gelin” denilen buluşma, son dakika mesajıyla iptal edildi.
Üstelik gerekçe? Yok.
Ne resmi bir açıklama, ne tutarlı bir sebep, ne de kurumsal ciddiyet…
Sadece bir WhatsApp mesajı.
Bu tablo, basit bir organizasyon aksaklığı olarak geçiştirilemez. Bu, düpedüz bir irade gaspıdır.
Çünkü ortada çok net bir gerçek var:
Bir adayın kendisini anlatmasına izin verilmemiştir.
Daha da vahimi, esnafın dinleme hakkı elinden alınmıştır.
Peki neden?
İnegöl kulislerinde konuşulanlar ise daha da çarpıcı. Mevcut yönetimin bölgede güçlü bir etkisinin olduğu, bazı oda yönetimlerinin bu etkinin dışına çıkmak istemediği iddia ediliyor. Eğer bu doğruysa, ortaya çıkan tablo çok daha ağırdır:
Bu bir tercih değil, bir yönlendirme meselesidir.
Şu sorular artık yüksek sesle sorulmak zorunda:
Neden bir adaydan bu kadar rahatsız olundu?
Neden esnafın karşısına çıkmasına izin verilmedi?
Kim ya da kimler bu buluşmanın gerçekleşmesini istemedi?
İnegöl’de odalar bağımsız mı, yoksa bir merkezin gölgesinde mi hareket ediyor?
Daha da önemlisi:
Kendine güvenen bir yönetim, rakibinden neden korkar?
Eğer yapılan hizmetler ortadaysa, eğer verilen sözler tutulduysa, eğer esnaf memnunsa; bir adayın gelip konuşması tehdit değil, aksine fırsattır. Ama görünen o ki bazıları için en büyük risk, gerçeklerin konuşulması.
Ahilik kültüründen söz ediliyor. Güvenden, dürüstlükten, dayanışmadan bahsediliyor.
Ama iş pratiğe geldiğinde kapılar kapatılıyor, sesler kısılıyor.
Bu nasıl bir çelişkidir?
Bu tavır sadece bir adaya değil, doğrudan İnegöl esnafına yapılmış bir saygısızlıktır. Çünkü esnafın yerine karar verilmiştir:
“Sen dinleme, biz senin yerine karar veririz” denmiştir.
Açık konuşalım:
Bu yaklaşım ne demokratiktir ne de kabul edilebilir.
İnegöl gibi ticaretin kalbinin attığı bir şehirde, alternatif görüşlerin daha konuşulmadan susturulması, sadece bugünün değil, yarının da kaybıdır.
Şimdi herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor:
Gerçekten güçlü olan kim?
Konuşabilen mi, yoksa konuşturmayan mı?
Ve en kritik soru:
Bu tavır İnegöl’e yakıştı mı?
Bedri Yalçın: “Topraksız tarımı Türkiye genelinde yayacağız”
Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın’dan 23 Nisan Mesajı
BİK Antalya Bölge Müdürü Uluçamlıbel’den ALGC'ye ziyaret
Kanser Farkındalığı ve Toplumsal Sorumluluk: Sağlıklı Geleceğe Doğru
Dik Duruşun ve Devrimci Ruhun İzinde: Ufuk Bulut ve Edip Akbayram1 yıl önce
UFUK BULUT'UN ADALET ARAYIŞI! 1 yıl önce
DOĞUŞTAN BAĞIMLILIK2 hafta önce