Kültürlerin Bir Arada Yaşayabilmesi İçin Sevgi ve Diyalog Gerekiyor

Kültürlerarası diyalog, farklı inançları ve düşünceleriyle insanların bir arada ve birlik içinde yaşayabilmesinin temel koşulu olarak görünüyor.

Kültürlerin Bir Arada Yaşayabilmesi İçin Sevgi ve Diyalog Gerekiyor
Eklenme Tarihi: 2015-03-03 19:33:51

Kültürlerin Bir Arada Yaşayabilmesi İçin Sevgi ve Diyalog Gerekiyor
Kültürlerarası diyalog, farklı inançları ve düşünceleriyle insanların bir arada ve birlik içinde yaşayabilmesinin temel koşulu olarak görünüyor.
Yaşadığımız coğrafyada asırlardan beri farklı kültür ve dinler bir arada yaşamayı öğrenmişlerdi. Bu coğrafyada insanları birleştiren değerler mevcuttu, bu ortak değerler farklılıklardan daha güçlüydü, doğal bir birliktelikti. Fakat tarihin bir döneminde buralarda farklı bir gelişme yaşandı. Yakın olanlar yavaş yavaş uzaktakiler, ötekiler olarak görülmeye başlandı ve birbirlerinden pek farklı olmayan, asırlarca bir arada yaşamış olan insanlar farklı olarak algılanmaya başlanarak önyargılar oluşturuldu ve toplumlar arasında duvarlar örüldü. Bu önyargılar nesilden nesle aktarılarak kurumsallaştı.
Mersin Katolik Kilisesi Rahibi Hanri Leylek kültürlerarası birliği sorunsuzca yaşayabilmek için diyalog ortamları oluşturmanın gerektiğini söyledi. Kendilerinin bu tarz panel ve söyleşileri düzenlediklerini ifade eden Leylek “önyargılardaki hatalı genellemeleri önlemek, aradaki mesafeyi azaltmak ve uzaklaştığımız birlikteliğin tekrar elde edilebilmesi için yapılması gereken en güzel çalışmalardan biridir” dedi. Leylek, yeni bilgi ve tanışmalar doğrultusunda önyargıları ve ne kadar doğru olup olmadıklarını bu diyalog ortamlarıyla sorgulanabileceğini ekledi.
Önyargıların Yargılanması Gerekiyor
Beraber yaşayabilmek için en büyük engel sabitleşmiş, kök salmış olan önyargılar tanımlamalar ve yapay sınırlar olarak gözüküyor. Leylek  “Her toplumun ve herkesin bir önyargısı vardır. Bunlar, bireyin bulunduğu toplumda oluşan kültür ve din olgularının bireylerce öğrenilmesinden veya öğretilmesinden ortaya çıkmaktadır, doğuştan gelen duygular değildir” dedi.
Önyargıların yok edilebilmesi için insanların sorgulayıcı bir tutum içine girmesi gerekiyor. Her kültürün, her dinin ve her bireyin kendini sorgulayıp diğerini tanıma çabası içinde olması önem taşıyor. Leylek “Sadece şimdiki gibi bir arada olduğumuz zamanlarda değil, yalnız kaldığımızda, sessizce düşündüğümüz ve yansıtmadığımız önyargılarımızı da sorgulamalıyız. Bu nedenle diyalog hem toplumlar ve kişiler arasında hem de kişinin kendi kendisiyle olmalıdır. Kişiyle önyargıları arasında içsel bir diyalog da gerçekleşmelidir, önyargılarını yargılamalıdır” sözleriyle sorgulamanın önemine dikkat çekiyor.

Sevgiyi Yüceltmek Bir Olmayı Getiriyor

İnsanlar arası ilişkilerde tanıma ve sorgulamanın yanı sıra sevgi ve şefkatte önemli bir yerde duruyor. Yozlaşmış olan ilişkilerin, her yabancının ve farklı olanın potansiyel düşman olduğu günümüzde sevgi daha fazla önem kazanıyor. Tarsuslu Pavlus, iki bin yıl önce bu konuda şöyle diyordu: “Eğer insanların ve meleklerin dilleriyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bir bakır ya da çınlayan bir zilden farkım olmaz. Eğer peygamberlikte bulunabilsem ve her türlü bilgiye sahip olsam, eğer dağları yerinden oynatacak kadar büyük bir imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim. Eğer bütün malımı fakirlere sadaka olarak dağıtsam ve başkaları uğruna bedenimi ölüme teslim etsem ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı yoktur.” Pavlus “ Saygı sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, ama gerçek olanla sevinir. Sevgi asla son bulmaz. Bu dünyada var olan her şeyin bir sonu olacaktır, kalıcı olan üç şey vardır: iman, ümit ve sevgi. Bunlardan en üstün olanı da sevgidir” demişti. Bu nedenle yaşadığımız bu dünya düzeni içinde en güzel ve gerçek olan tek şey sevgi ile birliği yakalamak oluyor. Farklı düşüncelere saygılı olmak ancak bu yolla ve sorgulamayla gerçekleşiyor. Bu yönde yapılan etkinlikler, programlar ve diyalog çalışmaları önemli görünüyor.

Son Haberler