Öğretmen, Kendini Tüketerek Etrafı Aydınlatan Bir Mumdur

Öğretmenlik karşılık beklenmeden yapılan, duygular ile yoğrulan, muazzam hislerle perçinlenen en kutsal meslektir. Yeri doldurulmaz öğretici, eserine kıymet biçilmeyen varlık, kendini tüketerek etrafını aydınlatan bir mum, sabır ile ilerleyen idealci

Öğretmen, Kendini Tüketerek Etrafı Aydınlatan Bir Mumdur
Eklenme Tarihi: 2015-11-25 00:36:30

Sevnur Betül ÇALIŞKAN
(ÖĞRETMEN)


Çok şerefli ve ideal bir meslek olan öğretmenlik mesleğini yapmanın kıvancıyla sizleri selamlıyorum. Öğretmenlik mesleğinde 4. senemi geçiriyorum. Kalbimde hissettiklerim hala sıcak, hala ilk günkü kadar taze... Her yeni senede yeni öğrencilerin kalbine dokunmak ve parıl parıl parlayan gözlerin içinde her geçen gün umutla geleceğe bakmak "işte ben doğru şeyi yapıyorum" dedirten en güzel his.

Dünyada hiçbir meslek öğretmenlik kadar manevi bir güç ve şerefe sahip değildir. Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıtadır.   

Mimar bina yapar, ressam resim çizer, bahçıvan çiçek yetiştirir. Yani ölümsüzleştirilmek istenen şey maddedir. Ama bir öğretmen insan ruhunu şekillendirir ve bu eseri şekillendirirken eserinde imzası olmayan tek sanatkar öğretmendir. Başöğretmen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk; "Herkesin kendine göre zevki vardır. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır. Bahçesinde çiçek yetiştiren adam, çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren adam da, çiçek yetiştirendeki hislerle hareket edebilmelidir." diyerek öğretmenliğin ne kadar fedakar ve karşılıksız bir meslek olduğunu vurgulamıştır. Öğretmenlik karşılık beklenmeden yapılan, duygular ile yoğrulan, muazzam hislerle perçinlenen en kutsal meslektir.

Hala öğretmenlik nedir diye soran var ise;
Yeri doldurulmaz öğretici, eserine kıymet biçilmeyen varlık, kendini tüketerek etrafını aydınlatan bir mum, sabır ile ilerleyen idealci, her an muhtaç olduğumuz doktor, yaralarımıza ilaç, gerçeğin ve idealin üstadı, dünyanın en büyük sorumluluğuna sahip insandır öğretmen.

Öğretmen geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Tarih ve kültür mirasımızın geleceğe taşınması biz öğretmenlerin ait olduğumuz millete en büyük borcumuzdur. Bu vefa borcunun karşılığını en iyi şekilde vermek ancak topluma faydalı, kültürlü, erdemli ve ahlaklı fertler yetiştirmek ile olur. Toplumların yaşaması, maddi ve manevi gücüne bağlıdır. Bu gücü körpe dimağlara aşılayacak olanlar öğretmenlerdir. Öğretmenlerin elinde yoğrulmamış bir hamur olan gençlik; şekil bulur.

Biz kim miyiz?

Sevmeyi, sevilmeyi, sevgi ile sarılmayı, değer nedir bilmeyi öğreteniz.
Aydınlıkları sunan, onlara ışık olan, mum gibi eriyen, ateşleri yakanız.
Kılavuzum ve servetim bilgim, başöğretmenim Mustafa Kemal“im. Mesleklerin en onurlusu,

en anlamlısı, en kutsalı en gururlusu benim.
Çünkü ben; avukatın, doktorun, hakimin,
Mühendisin, şairin, işçinin,
Ben öğretmenin ÖĞRETMENİYİM...


İşte tüm bu hislerle kalbim bugün de dolup taşıyor. Ufka daha da umutla bakmak istiyorum. Umut öğretmenliğin ateşidir. Umut gençliğin geleceğidir. Umut ülkemin refahıdır. Bu yoğun hislerle herkese veda etmeden önce;
İnsanı böylesine topluma faydalı bir birey olarak hissettiren bu kutsal mesleği icra etmeme vesile olan, öncelikle bu işi içgüdüsel olarak yapan ve her zaman yanımda olan annemin, 30 senelik eğitimcilik hayatı geçmişiyle akademik anlamda her zaman doğruya ulaşmam için beni yönlendiren babamın, eğitim hayatımda iz bırakmış, bırakmamış tüm öğretmenlerimin ve ufku açık, fikirleri sağlam, geleceği tertemiz bir nesil yetiştirme arzusu ile görevlerini canı yürekten yerine getirmeye çalışan çiçeği burnunda öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler gününü kutlarım.

Herkesi saygı ve sevgi ile selamlarım...

Teşekkürler...
 

Son Haberler